daimatiyatro@gmail.com

7 Kasım 2017 Salı

Tiyatro Sahnesinde Bir Şiir: Dünyanın En Güzel Arabistanı

03:56

PAYLAŞ

EKİP Tiyatrosu, yeni sezonda bir güzellik yapıyor ve tiyatro sahnesine bir şiir taşıyor. Turgut Uyar’ın başyapıtı Dünyanın En Güzel Arabistanı, Cem Uslu’nun muhteşem performansıyla dile geliyor ve yaratıcılık harikası dekoruyla ruhumuzda hoş bir tat bırakıyor.

EKİP Tiyatrosu, bu kez farklı bir şeye imza atıyor ve Turgut Uyar’ın olgunluk dönemi kabul edildiği Dünyanın En Güzel Arabistanı şiirine sahnede hayat veriyor. Şairin kendi iç dünyasıyla konuşması, hesaplaşması ve haykırışı bu şiirle karşımıza çıkar. Kadınları ve güzelliklerine değindiği mısraları içimize işler. Akçaburgazlı Yekta, onların gizli güzelliğine davet ederken aklımızda en çok, sevginin en mükemmel halini yani 'aşk’ı yalın sözlerle anlatması kalır. “Adamlar kadınları alıp Arabistan'a götürürlerdi... Dünyanın en güzel Arabistanı’na…


Hepimizi en derinden işleyen bölümü ise Göğe Bakma Durağı’dır ve defalarca okumak isteyeceğim ve ilk ezberlediğim “Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum, göğe bakalım/Tuttukca güçleniyorum, kalabalık oluyorum...” dizeleri. Şimdi ise, tüm bunları alın tiyatro sahnesine taşıyın, dinleyin, izleyin ve hissedin… EKİP Tiyatrosu’nun yaptığı da işte böyle bir güzellik!

Oyunu izlememizin birinci nedeni bir şiir ve sevdiğimiz şairin ustalığına sahne üzerinde tanık olmaksa, ikinci nedeni de bu şiirin sahneye taşınma şekli yani dekoru olmalı. Devlet dairelerinin simgesi kalın ve ince klasörler, bir ev, bir bahçe, bir kafes ve bir köy olarak karşımızda. İlk baktığımda şaşırdım ama oyun ilerledikçe böyle bir yaratıcılığa hayran kaldım. Şiirin büyüsünü ikiye katlayan, en güzel bölümlerini, gözümüzde ışıl ışıl canlandıran ve oyunun en can alıcı sahnelerinin altını çizen dekoru, ayrıca alkışlamamak mükün değil. Dolayısıyla, bu şaheserin tasarımını üstlenen Başak Özdoğan'a, ışık tasarımının sahibi Alev Topal'a ve müziklerde Orhan Enes Kuzu'ya da hakkını teslim etmeden olmaz.

Oyuna 'mutlaka' dememin üçüncü nedeni ise Cem Uslu. Zaten oyunun duyurusunu ilk okuduğumda ve Cem Uslu’nun ismini duyduğumda, ortaya başarılı bir iş çıkacağını biliyordum ve izledikten sonra yanılmadığımı gördüm. Hatta prömiyerleri çok tercih etmem buna rağmen dayanamadım, ikinci gösterimde büyük bir sabırsızlıkla en önde yerimi aldım. Bu telaşıma da fazlasıyla değdi. Cem Uslu, bir memur edasıyla anlatmaya başladığı şiirle bizi o evlere götürdü, kadınlarla tanıştırdı ve dünyanın en güzel Arabistanı’nı muhteşem performansıyla bir kez daha anlattı. Bir saati aşkın süre boyunca düşmeyen enerjisine hayran olmak bir yana, belki nasipleniriz diye karşısına oturup kadeh tokuşturmak istemeniz de an meselesi. Yangın Toplantısı'nda Necla'dan Adile'ye, Şermin'e saniyeler içinde geçmesi ve en son da Göğe Bakma Durağı’yla selam vermesi de yine bir diğer mutlaka sebebimdi. 'Bir şiir, acaba sahneye nasıl taşınır' sorumuzun cevabını oyun sonunda alkışlarınızla alırken yönetmen Mirza Metin’in de emeğini lütfen es geçmeyin.

Eğer siz de hem şiir hem tiyatro sevenlerdenseniz, her ikisini aynı sahnede izlemenin keyfini yaşamak isteyenlerdenseniz ve benim gibi, salondan ayrılırken aşkın ne hoş bir duygu olduğuna harika oyunculukla bir kez daha emin olmalıyım diyenlerdenseniz, ne yapıp edin Dünyanın En Güzel Arabistanı’na doğru yola çıkın. Şimdiden iyi ve şiirli yolculuklar!


*Fotoğraflar: EKİP Tiyatrosu (Fotoğraflar, provalardan alınmıştır.)

0 yorum:

Yorum Gönder