daimatiyatro@gmail.com

5 Eylül 2017 Salı

Bir Zamanlar Gazinoda: Haldun Dormen ile Yine Yeniden

05:36

PAYLAŞ

Sahnede iyi ki varsın dediğim ve hep var olmasını dilediğim sanatçıların başında gelir Haldun Dormen. Geçtiğimiz sezonun sonlarında yazıp başrolünde yer aldığı Bir Zamanlar Gazinoda, kendisini yine en önde izleme ve ayakta alkışlama sebebimiz oldu.

Haldun Dormen, tiyatroya yeni armağanı Bir Zamanlar Gazinoda oyununu 2016-2017 sezonunda, severek izlediğimiz oyuncularla birlikte tiyatroseverlerin beğenisine sunmuştu. Ben de bu beğeniye 24 Ağustos'ta ENKA Açıkhava Buluşmaları'nda ortak oldum. Unutulmaya yüz tutan iki usta oyuncunun, kaybettikleri şöhreti yeniden kazanma hikayesine dayanan oyun, iki perde boyunca biraz atışmalar, biraz kahkahalar ve çok çok da alkışlarla dolu.


Huysuz ihtiyarımız (Haldun Dormen) kendi başına hayatta kalma mücadelesi verirken geçmiş günlere özlemini, tiyatroya olan aşkını hiç unutmuyor. Diğer taraftan, bir zamanlar can dostu olan şimdi ise gördüğü yerde tenhada kıstıracağı meslektaşını unutmak için elinden geleni yapıyor. Ancak kader ağlarını örüyor ve her ikisi de bir projede bir araya gelmek durumunda kalıyor. Biraz hatır, biraz destek bahaneleriyle, istemem yan cebime koy tutumuyla proje hayata geçiriliyor. Hatta, düşündüklerinin de ötesine geçiyor ve kendilerini daha büyük projelere imza atarken buluyorlar. Bu süre içinde eski defterler açılıyor, yeni yetmeler eleştiriliyor, o eski günlerin unutulmayan tadına dem vuruluyor, biraz da günümüz dünyası kıyısından köşesinden yakalanmaya çalışılıyor. Oyun, olmasını istediğimiz bir şekilde mutlu ve umutlu sona eriyor.


Sahne Tozu Tiyatrosu’nun yapımı Bir Zamanlar Gazinoda’yı, derinliğine daldığımız veya verilen mesajlarla boğulduğumuz bir oyun gibi düşünmeyin. İki perde boyunca gülecek, gülerken düşünecek, baz gerçeklerle yüzleşecek, akıp giden hikayeye kapılacak, 'oyunculuk aşkının fendi, tüm sorunları yendi' diyeceksiniz. Geçmişte bazı şeyler yaşanmış, dostluklar zedelenmiş, hayat farklı yollara çıkarmış ve bizi biraz yalnızlığa biraz da gerçeklerden kopmaya götürmüş olabilir. Ancak insan hangi yaşta olursa olsun küllerinden yeniden doğabilir, yeter ki yaptığı işe saygı duysun ve iş aşkını aynı çizgide devam ettirsin ve bu sayede verilen fırsatı layıkıyla yerine getirsin. Haldun Dormen, yazdığı oyununda bunların altını çizerken, Ali Altuğ da hepsini özenle sahneye taşımış. Oyuna tam kendimi kaptırıp bir sonraki sahneyi heyecanla beklerken birden bitmesi biraz şaşırttı doğrusu. Keşke en sonda yaşananları biraz daha görebilseydik diye içimden geçirdim. Belki de hikayeye kapılıp zihnimde canlandırarak değil de son kutlamanın sonuçlarını onlardan bizzat izlemek istemiş olabilirim.

Başrolde Haldun Dormen, yine yeniden kendisini izleme mutluluğunu ve ayrıcalığını yaşattı bize. Gazinoda aynı sahneyi paylaşacağı komedyen arkadaşı Kerem Atabeyoğlu’yla başarılı uyumu konusunda hemfikir olduk. Atabeyoğlu'nu Popüler Gerçek’ten sonra yine büyük bir zevkle izleyip alkışladım. Eski güzel günlerin ama aynı zamanda bozulan dostluğun sorumlusu Ruhsar Öcal’ın ise sahnede zerafeti yeter, bir de güzel sesi. Almila Atabeyoğlu, bazı sahnelerde biraz fazla yükselmiş olabilir ancak hem kendisi hem de diğer genç oyuncular Caner Tör, Murat Terzi, Murat Buyruk, Cansel Şanlı, Ece Arlı, Başak Burcu Ceylan ve Fatih Aslan bir ustayla aynı sahneyi paylaşmanın heyecanını başarıyla yansıttı.

Bir Zamanlar Gazinoda, Haldun Dormen’i yine yeniden sahnede izleyeceğiniz, izlediğinize çok memnun olacağınız bir oyun. Büyük ustalar her fırsatta izlenmeyi hak ediyor çünkü tiyatroya katkılarına ve bugüne kadar verdiği emeklere minnettarlığımızı gösterebilmemizin tek yolu, bu bence. Dolayısıyla, nerede olurlarsa ve hangi oyunda oynayıp selamını verirlerse, en ön sıralarda yerimizi almamız gerek. Bir Zamanlar Gazinonda için de aynı durum söz konusu. Yeni sezonda da sahnede olmaya devam edeceklerine göre izleyin, izlettirin. Salondan ayrılırken de benim gibi “siz hep sahnelerde olun, sevgili Haldun Dormen” dileğinde bulunacağınıza kuşkum yok. Şimdiden iyi seyirler!



**Fotoğraflar: Sahne Tozu Tiyatrosu'na ve bireysel fotoğraflar için de Emre Mollaoğlu'na özel teşekkürlerimle... 

0 yorum:

Yorum Gönder