daimatiyatro@gmail.com

7 Şubat 2017 Salı

Biraz Sen Biraz Ben: Yaşasın Kadın Dayanışması!

00:29

PAYLAŞ

Sezonun en heyecanla beklediğim oyunu Biraz Sen Biraz Ben, 'kadının kadından başka dostu yoktur' sözünün sahnede vuku bulmuş hali. Çiyil Kurtuluş’un hikayesi ve metni, Ebru Nihan Celkan’ın yönetmenliğinde buluşmuş; Nuri Harun Ateş, Ayça Damgacı ve Yeliz Demir’le de ortaya keyifli bir oyun çıkmış.

Biraz Sen Biraz Ben, sezonun bir diğer kadınca oyunlarınlarından biri. Kadının gücünü ve dayanışmasını gördüğümüz sürükleyici bir hikayeye dayanıyor. Trans kadın Buse, bir akşam kayalıklarda 40’ına gelmiş Handan’la tanışıyor. Biri iş üstünde, biri de intiharın eşiğinde! Sonra ne olacak diye bekliyoruz ve bir bakıyoruz ki, bu iki ayrı dünyanın insanı arkadaş olmuş. Birden değil ama oyun ilerledikçe hikayeler paylaşılıyor, kapalı hiçbir kutu kalmıyor. İkisinin hikayesi aslında çok tanıdık, illa ki, etrafımızda Buse’ler, Handan’lar vardır. Belki bizlerden de benzer hikayeler geçmiştir. Kesinlikle hepimizin ortak noktası da yalnızlık olmuştur. Bazen hiç tanımadığınız birine her şeyi anlatmak istersiniz ya, bunlar da aynen böyle yapıyor. Birbirlerine dayanıyor, çıkış yolunu birlikte buluyor ve sonuçta problemler de ortadan kalkıyor. Tek başına aşılamayan engeller, ortak akılla ve el ele pekala çözülüyor. Tabi arada çatıştıkları, uzlaşamadıkları yerler olmuyor değil ama olsun sonuçta dostluğun temelleri atıldı bir kere! Gerisi gelecektir ve bu dostluk hem bizi hem onları mutlu bir sona götürecektir.


Oyun, yalnızlıkla başlıyor, sonunda dostluk kazanıyor. Bize kadını, erkeklerin çıkara dayalı dünyasını ve bu dünya karşısında kadının azıcık da olsa sevilmek uğruna nelere katlandığını anlatıyor. Bunun yanında kadının aslında bir erkeğe değil kendine güven duyması gerektiğini da fazlasıyla vurguluyor. Kadın istemeye görsün, gücü nelere yeter! Hiçbirşeyin göründüğü gibi olmadığını, herkesi yargılamadan önce bir kez daha düşünmemiz gerektiğini de belirtmeden edemiyor. En önemli sorusu da sonlarda geliyor: umut, olmadan yaşanır mı, ayol?



Çiyil Kurtuluş, ilk oyun yazarlığı denemesinden alnının akıyla çıkmış. Başından beri oyunun her aşamasına tanık olmuş ve daha ilk sahneyi okurken ortaya iyi bir metin çıkacağını tahmin etmiştim. Kendisiyle Ebru Nihan Celkan tarafından verilen oyun yazarlığı atölyesinde birlikteydik. Her hafta Buse ve Handan’ı büyük bir merakla bekledik. Üstüne yorumlar ekledik, biraz tartıştık, hikayeyi geliştirme gayretine ortak olmaya çalıştık. Oyunun ilk okumalarına bir şekilde dahil oldum ve sevgili arkadaşımın tüm çalışmasını karşımda kanlı canlı görmek beni inanılmaz heyecanlandırdı. Daha nice oyunlarını izlemeyi diledim. Oyunun, ortaya çıkmasına en az yazar kadar emek veren Ebru Nihan Celkan da yönetmenliğini de üstlenerek keyifle izlememizi sağlamış. Sayesinde tüm oyun, olması gerektiği çizgide sakince ilerliyor.


Oyunun en keyifli kısmı ise oyunculara ve özellikle de Nuri Harun Ateş’e ait. Buse karakterine o kadar güzel sahiplenmiş ki, yaptığı veya söylediği hiçbir şey eğreti durmuyor. Oyun bittiğinde bile keşke sahnede biraz daha kalsa da, ben de ona dertlerimi anlatsam dedim. Malum, böyle iyi bir dinleyiciyi bir daha nerde bulurum? Oyunun sonlarına doğru sahneye gelen Melek rolündeki Yeliz Demir ise az ve öz oyunculuğun nasıl olacağının en güzel örneği. Kısa bir süre sahnedeydi belki ama şöyle bir vurdu gitti, şaşırtarak. Handan rolündeki Ayça Damgacı’nın oyuna girmesi biraz gecikti. Bizim de oyuna dahil olmamız biraz sekteye uğradı. Bunu, oyunun çok yeni olmasına veriyorum. Zamanla ve oyun oturdukça, bu durumun da düzeleceğinden eminim.

Oyun, üç ayrı mekanda geçiyor ve sahne de üçe bölünerek o mekanın ana unsurlarıyla aynı sahne üzerinde yansıtılıyor. Dekor, gayet başarılı, Buse’nin koltuğu ve dağınık komodini ise en göze çarpanı. Kostümler de, karakterler kadar renkli ve canlı ya da en az onlar kadar soluk ve donuk (bakınız: Buse ve Handan). Yani, giyilen her kıyafet, takılan her aksesuar, karakteri tamamlıyor. Serkan Kavurt ve Çağla Yıldırım'ın emeği de alkışlanmalı bu durumda.

Özetle, Biraz Sen Biraz Ben, kadınların dünyasına açılan ve size yeni bakış açısı kazandıran bir oyun. 'Ben keyifle bir oyun izledim, siz de izleyin' demek için BuluTiyatro ve Kadıköy Emek Tiyatrosu’nun bu ortak yapımını, listenize alın bence. İyi seyirler, Buse’ye selamlar olsun!



***Fotoğraflar: Kadıköy Emek Tiyatrosu

0 yorum:

Yorum Gönder