daimatiyatro@gmail.com

14 Eylül 2015 Pazartesi

Burası Gülünecek Yer: Metin Zakoğlu Akustik Funny Band

23:11

PAYLAŞ


Tiyatroda benim için özel insanlar vardır ve bu özel insanların da her zaman önceliği vardır. Sevgili hocam Metin Zakoğlu da bunlardan biridir. Ne yapsa güzel yapar, yaptığını da kendisine yakıştırır. Son projesi “Akustik Funny Band” ise bunun en güzel örneği.

Evde Tiyatro’nun kurucusu Metin Zakoğlu, bu kez bambaşka bir projeye imza atmış ve çok da iyi yapmış. Akustik Funny Band, içinde şarkıların, şarkıcıların, hikayelerin, anıların, siyasi ve toplumsal taşlamaların olduğu kabare tadında bir gösteri. Sahnede dört kişiden oluşan bir orkestra (?) var, başrolde de Metin Zakoğlu’nun sesi. Şarkı söylemeyi beceremeyen şarkıcılara inat bu kez kendisi şarkı söylüyor ve hakkını da veriyor. Oyuncu olarak sahnede zaten görüyorduk ama bu kez sesini izledik. İzlerken, güldük, gülmekten öldük; ölürken alkışladık, alkışlarken de eğlenceye doyduk (ama aslında hiç doymadık!)


Önce orkestranın girişiyle ısındık ve sonra Metin Zakoğlu’nu (burdan sonra kendisi assolist olarak anılacaktır) takım elbisesiyle karşılayarak eğlenceye adım attık. Gösterinin akışı şu şekilde gerçekleşiyor: Assolistimiz, şarkısını söylüyor, biz eşlik ediyoruz. Tabi öncesinde nasıl eşlik edeceğimizi öğreniyoruz. Başarılı bir seyirci grubu olduğumuzdan hemen kapıyor ve kendisinden alkışı hak ediyoruz. İki şarkı arasında şarkıcı olduğunu zanneden bazı isimlerin üzerinden geçiyor (resmen ezip geçiyor) sonrasında da kaliteli şarkıcıları yad ediyor ve hep birlikte “iyi ki varlar” diyoruz. Şahsen bu isimleri, değil şarkıcı, adam yerine bile koymadığımdan hafızamdan öyle bir silmişim ki, gösteride hatırlamak bile zor oldu. Sonra assolistimiz başından geçen anıları, konser, tiyatro ve Bodrum'a dair yaşadıklarını anlatıyor, sanatçı arkadaşlarıyla geçen diyaloglardan bahsediyor, bizim de gülmekten gözümüzden yaşlar geliyor. Tabi bu arada bir Metin Zakoğlu klasiği olarak bizlere sataşmasından nasibimizi alıyoruz. Gerçi böyle sataşmaya can kurban. Bu hikayelerde Metin Zakoğlu’nun oyunculuğuna da tanık oluyoruz doğal olarak. Hiç bitmese, hep anlatsa biz de o anıları, hikayeleri yaşasak diyoruz. Son olarak da assolistimizin tiyatrodaki yolculuğunu dinliyor, ustaları Vasfı Rıza Zobu, Tevfik Gelenbe, Bedia Muvahhit, Suna Pekuysal’a alkışlarımızla hep birlikte saygı duruşunda bulunuyoruz.


Bu gösteri için repertuarı kim seçtiyse eline sağlık. MFÖ’den girdik, Erol Evgin’den çıktık. Nilüfer, Zeki Müren, Dario Moreno ve daha niceleri... Gösterinin en özel bölümü ise Cem Karaca ve ölümsüz şarkıları oldu. Metin Zakoğlu’na da şapkayla bu şarkıları söylemek çok yakıştı. Uzun zamandır böyle güzel şarkıları dinlemediğimi ve ne kadar özlediğimi fark ettim. Özellikle de eşlik etmek çok iyi geldi. Bunda Metin Zakoğlu kadar orkestranın rölü de büyüktü. Klarnet, gitar, bas gitar ve kajonda isimlerini bir türlü ezberleyemediğimiz bu dört güzel insan eğlencemizin görünmez kahramanlarıydı.

Alkışlarımızın belki de en büyüğünü hak eden bir isim var: Sunay Akın! Oyuncak Müzesi’ni açarak çocuklara, aslında çocukluğumuzu hatırlatan biz yetişkinlere çok güzel bir armağan verdiği için hayranım. Bu kez de bu eşsiz yeri tiyatro yapsın diye Metin Zakoğlu’na açtığı için daha da çok hayranım. Sayesinde önce müzeyi gezerek çocukluğum ve evcilik anılarım canlandı, sonrasında yüzümde beliren bir tebessümle gösteriye başlamak çok keyifli oldu. Metin Zakoğlu, Oyuncak Müzesi'yle bir ilke daha imza atmış oldu. Önce evde tiyatro sonra kalede tiyatro derken bu kez de "müzede tiyatro"yu gerçekleştirdi. Tiyatro her yerde güzel, müzede ise çok daha güzel!

Kısaca, bir Cumartesi akşamınızı Metin Zakoğlu'yla, sohbetiyle ve anılarıyla taçlandırmak isterseniz kendisini hemen takip edin ve Akustik Funny Band ile sahnede olacağını duyar duymaz koşun biletinizi alın. Bundan sonra gösterilerine Suadiye'de, kendi mekanı Cafe Theatre'de devam edecek ve her zaman olduğu gibi sizi çok güldürecek! Şimdiden iyi eğlenceler...

***Fotoğraflar: Metin Zakoğlu 

1 yorum: